WhatsApp'tan Bize Ulaşın!

Cildin Yağ ve Su Dengesi Nedir?

 Cildin Yağ ve Su Dengesi Nedir?

 

Vücudumuzdaki en büyük organ konumunda bulunan cildimiz, düzenli bakım gerektiren bir yapıya sahiptir. İç organlarımızı, kemiklerimizi ve kaslarımızı saran bir yapı olan cildimizin sağlığı için pek çok etmenin göz önünde bulundurulması elzemdir. Cildimizin yağ dengesinden su dengesine, elastikiyet seviyesinden gözeneklerinin açıklığına kadar onlarca farklı bileşeni optimum seviyede olmalıdır. Cildin yağ ve su dengesi nedir, bunların korunması ve optimum seviyede tutulması nasıl sağlanır vb. gibi cildimizin su ve yağ dengesine dair pek çok soruya içeriğimizde birlikte cevap arayalım.


Cildin Yağ ve Su Dengesi Nedir?

Cildimizin yağ ve su dengesi hakkında kısa bir bilgilendirme yaptıktan sonra her iki başlığı da hem ayrı ayrı hem de birlikte ele almakta yarar var. Zira cildimizin yağ dengesi de su dengesi de başlı başına önemli ve detaylı şekilde üzerinde durulması gereken konulardır. Bunun yanı sıra cildimizin yağ ve su dengesi birbirleri ile son derece ilintili ve birbirlerine bağlı meselelerdir.

Cildimizin su ve yağ dengesi; her bir zerresi canlı dokulardan oluşan cildimizin sağlıklı şekilde varlığını idame ettirebilmesi için gereken koşulları ifade eder. Aşırı yağlı ciltler pek çok sıkıntıya yol açabildiği gibi, yağsız ve kuru ciltler de tahrişten derin çatlaklara kadar bir dizi soruna gebedir. Cildimizin su ve yağ dengesi ideal bir seviyede korunmalıdır. Bu seviye genellikle “optimum nokta” olarak tabir edilmektedir. Ancak optimum seviyede yağlı ve nemli ciltler için sağlıklı cilt denilebilir.

Sebum Nedir? Cilt Yağlanması Neden Olur?

Vücudumuzda bulunan yağ bezlerinin ürettiği salgılara “sebum” adı verilmektedir. Sebum içeriği; yağ, ter, cilt hücreleri ve lipitlerden oluşur. Vücudumuzdaki yağ bezlerinin önemli kısmı kıl köklerinin içerisinde yer aldığından ve yağ bezlerinin salgılama işlemini de kıl köklerinin yüzeyine doğru gerçekleştirdiğinden sebum büyük oranda cilt yüzeyinde oluşur. Saç derisi, yüz, sırt, kasıklar ve koltuk altı gibi bölgelerde vücudun diğer yerlerine göre daha fazla sebum oluşmaktadır.

Genel olarak “bildiğimiz yağ” formatında olan sebum, cilt için çok önemli görevler ifade etmektedir. Yağ bezleri tarafından üretilen sebum fazla üretildiğinde “yağlı cilt”, az üretildiğinde ise nispeten “yağsız” ya da kuru bir cilt ortaya çıkmaktadır. Cildin yağlı olması da kuru olması da istenmeyen durumlar olup; hem sağlık açısından hem de “öz bakım” noktasında problem oluşturabilmektedir. Bu nedenle cildin yağ dengesi sağlanmalıdır.

pH Değeri Nedir?Vücudun pH’ı Kaç Olmalı?

Kısaca pH, bir sıvının asidik ve bazik seviyesini ortaya koyan ölçü birimidir. -0,4 ile +13 arasında derecelendirilmektedir.Vücut için pH’da nötr seviye 7’dir. İçme suyu “7” pH derecesinde kabul edilmekte olup, insan tükürüğü de 7 ila 7,4 aralığındadır. İnsan kanı da 7.34 – 7.45 aralığında bulunur. Vücut için 6,5 ila 7,5 ph aralığındaki değerler optimum seviye olarak kabul edilmektedir.

İnsan, yeterince sıvı tüketmediğinde ve vücudu susuz kaldığında vücut asidik özellik göstermeye başlar. Aşırı sıvı tüketimi durumunda ise vücutta bazik özellikler baş gösterir. Ancak genelde karşılaşılan sorun az sıvı tüketimi ve pH değerinin 7’nin altına doğru gerilemesidir. Cilt kuruluğuna sebep olan da genellikle az sıvı tüketimi ve derinin yeterince nemlendirilmemesidir. Söz konusu değerler vücut ve iç organlar için geçerlidir. İnsanın cilt dokusu kısmen asidiktir. Yeterli ve iyi bir sebum dengesi cildin asitliğini korur ve bu asitlik onu dış etmenlere karşı koruyan bir tabaka olarak sağlıklı ve canlı tutar.

Cildin PH'ını bozan, gerek aşırı kurutan ya da aşırı yağlandıran ürünler, bu pH'a bağlı yaşayan floranın da göç etmesine neden olabilir. İyi bir cilt bağışıklığınız varsa teknik olarak cildiniz dış etmenlere ve yaşlanmaya karşı daha dayanıklıdır. 

Ancak beslenme, çevresel gazlar, sigara, fazla çay ve kahve tüketimi, metilasyon döngüsünde problem ve gerekse kullanılan toksinden zengin makyaj malzemeleri, ek olarak yanlış kişisel bakım ürünlerinin kullanımı, cilt pH'sını bozabilir. 

Cildin pH Değeri Nedir?

Cilt genelde asidik seviyededir. İnsan cildi ortalama 5,5 pH değerindedir. Kasık, koltuk altı ve parmak arası gibi bölgeler bazik özellik gösterdiğinden bu bölgelerde pH değeri bir miktar daha yüksek olur. İnsan cildinin genel olarak 4 ila 6 arasında pH değerine sahip olması “normal” olduğu anlamına gelmektedir.

Yağlı Ciltteki Problemler ve Kuru Ciltteki Sorunlar Nelerdir?

Cildin sebum dengesi de denilen yağ dengesinin sağlanması; hem cilt sağlığı bakımından hem de kozmetik açıdan önem arz etmektedir. Yağlı ciltler; siyah nokta, sivilce, akne ve aşırı gözenek açıklığı gibi bir dizi problemlere yol açabildiği gibi kişisel bakım noktasında da büyük sıkıntılar oluşturabilmektedir. Saçların, vücudun ve cildin çabuk yağlanması temizlik hissini kısa sürede ortadan kaldırmakta ve kişinin yaşam kalitesini düşürmektedir. Aşırı yağlanma kontrol altına alınması gereken bir durumdur.

Yağlı ciltlerde ortaya çıkan pek çok problem gibi, kuru ve yağ bakımından fakir ciltlerde de çeşitli sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Cildin kuruması ve çatlaması, cildin çabuk yaşlanması, cildin pul pul olması, cildin incelmesi ve ciltte gerilmeye bağlı rahatsızlıklar yağsız ve kuru ciltlerin başlıca sıkıntıları arasında gösterilebilir.

Cilt Yağlanması ve Cilt Kuruması Neden Olur?Cildin Sebum Dengesi ve pH Dengesi Nasıl Sağlanır?

Cildin yağ dengesi, bir diğer ifadeyle sebum dengesinin sağlanması ve pH dengesinin sağlanması; hem yağlı cilt problemlerini hem de kuru cilt problemlerini ortadan kaldıracaktır. Cildimizin sebum dengesini ve pH dengesini bozan etmenler ve bu dengeyi sağlamak için yapılabilecekler aşağıdaki gibi sıralanabilir.

Beslenme

Vücuda alınan gıdaların yağ oranları, günlük tüketilen su ve sıvı miktarı vücudun yağ ve nem dengesini doğrudan etkilemektedir. Yanlış beslenmede vücudun yağ ve su dengesi bozulmakta, doğru beslenmede düzelmektedir. Günlük çay ve kahve tüketiminin sınırlandırılması, sigara tüketiminin sona erdirilmesi ve alkol kullanılmaması başlıca alınması gereken önlemlerdir. Cildin iyi bir pH 'ya sahip olabilmesi için kişinin C vitamininden zengin beslenmesi de önemlidir. Yeterli su tüketiminin sağalanması, protein, karbonhidrat ve yağlarca iyi ve dengeli beslenilmesi cilt açısından önemlidir.

Cildin genel görüntüsünde problem yaratan ve sebum artışına neden olabilen süt ürünleri, kızartma ve fast food  / hazır besinlerdeki akrilamid, siyah nokta ve kapalı kistik komedonlara neden olabilir.

Rafine şeker, paketli gıdalar, bisküviler, çikolatalar içindeki şeker ve doymuş yağdan yana yük oluşturan bazı besinler metabolizmada açlık ve blokajlara neden olabilir. Bu da yine cilt örgüsü için dolaylı ya da dolaysız akne, yağlanma ya da kuruluk problemleri oluşturabilir. 

Genetik Faktörler

Genlerden yani aileden gelen kalıtımsal faktörler kişinin cilt tipinde önemli bir etkendir. Kalıtımsal cilt tipinin farkında olarak buna uygun önlemler almak yerinde olacaktır.

Genler kişinin aileden getirdiği kalıtımsal özelliklerdir. Özellikle akne rosacea ya da atopik - kuperoz ciltler bu kapsamda bazı yaygın cilt problemlerini genetik / koromozomal altyapı ile taşınmaktadır.

Hormonal Değişimler

Kişinin yaşam sürecinde bulunduğu evre cildinin yağ ve su dengesini doğrudan etkiler. Kişiden kişiye bünyesel olarak değişebilmekle birlikte örneğin ergenlik genellikle cildin yağlandığı, menopoz ise cildin kuruduğu dönemdir. Söz konusu dönemlerde buna uygun beslenme ve spor ile birlikte yaşam şekli benimsenmelidir.

Hormonların cildi direk etkilediği, başta anti-aging hormonların özellikle cildin tamiratında rol oynadığı bilinmektedir. Eskilerin güzellik uykusu olarak aktardığı ve cildi direk etkileyen şey, anti-aging melatonin hormonudur. Hormonlar vücudumuzda cilt ve diğer organlar için dengede yürümesi gereken bir orkestranın parçalarıdır. 

Cilt dokusunda kuruma ya da aşırı yağlanma, terlemeye bağlı yağ salınımlarının artışı, aniden gelişen kızarıklıklar hormonlar tarafında da ele alınmalıdır. 

Çevresel Faktörler

Mevsimsel etki, güneş ve hava kirliliği vücudun nem ve yağ dengesini önemli ölçüde etkilemektedir.

Oksijenin azaldığı şehir atmosferinde güneşe maruz kalma ile oksijenden zengin ormanlarda güneşe maruz kalma ciltte aynı sonuçları doğurmaz. Şehirlerin yaygın Green Gas olarak etkisi altında kaldığı karbondioksit, insan cildinde enflamasyon, yağ dengesinin bozulması gibi problemlere yol açabilir. Cildi çevresel faktörler göz önüne alındığında, yeterince temizlemek ve arındırmak olmazsa olmazdır. Özellikle şehir ortamında yaşayan kişilerin, cilt bakımına özen göstermeleri gerekmektedir.

Spor Yapmak / Hareketsiz Yaşam

Spor yapmak ve hareketli bir yaşam cildin su ve yağ dengesinin sağlanmasında önemli bir faktördür. Hareketsiz yaşam da cildin su ve yağ dengesinin bozulmasında bir o kadar etkilidir.

Spor ve egzersiz kas pompasını ve dolaşımı güçlendirerek, vücudun ciltten toksin atılımına yardımcı olur. Sporcuların genel olarak cilt problemleri, normal bireylere göre daha azdır. Spor sonrasında cildin iyi temizlenmesi ve uygun arındırılma ürünlerinin kullanılması da önemlidir.

Yanlış Kozmetik Ürün Seçimi - Doğru Kozmetik Ürünler Kullanmak

Cildinizin ihtiyaçları için yeterli standartta olmayan içerikleri kullanmak ve cilt tipine uygun kozmetik ürün kullanmamak da cildin yağ ve su dengesini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle kesinlikle cilt tipine uygun ve temiz kozmetik prensip ile çalışan cildin biyolojik uyumunu gözeten cilt bakım ürünlerinin kullanılması önerilir.

Akneli cildin kapatıcılar ile kapatılması, nefes almasının engellenmesi bilinen en büyük kozmetik yanlışlardan biridir.

Seboreik ya da atopik dermatitteki kızarıklıkların, rosacea - gül hastalığında, cildin nefes almayan petrol ürünleri, kapatıcılar ya da uygun olmayan güneş kremleri ile kapatılması, cildi hızla yaşlandıran teknik bir hatadır.

Cildin yağ ve akne artışında cildi asit grupları ile daha da kurutmak, Retinol ve AHA-BHA grubu kullanılması teknik bir hatadır.

Yağlı cildi daha da yağlandırabilen ve - veya cildin doyma kapasitesinden fazla doymuş yağ kullanımı, ciltte akne ve komedonlara neden olabilir.

Kuru cildi alkol - ethanol bazları ile  toniklemek ya da doğal bazı metil grupları ile daha da kurutmak cildi inceltebilir.

Karma cildi aşırı temizleme ile kurutmak, kimyasal peeling içerikleri ile soymak ciltte lekelenmelere neden olabilir.

Cilde uygun ve hücrelerin - doğanın tanıyabileceği biyo-uyumlu kozmetik aktiflere temiz kozmetik içerik denir. Bu tür içerik ve kozmetik gruplardan cildine hangisinin uygun olduğunu öğren ve cilt pH'sına göre bakım yap

https://ozonlabs.com/collections/urunler/products/ozonlava-bentonite-plus-paket

https://ozonlabs.com/collections/urunler/products/sepia-plus-paket

 


Yorum Yap

Lütfen, yorumların yayınlanmadan önce onaylanması gerektiğini unutmayın.