Whatsapp danışma hattımız için tıklayın

Neden Rafine Tuz Yerine Himalaya Tuzu Kullanmalıyız?

Rafine tuzların onlarca zararı olduğunu ve gereğinden fazla tüketildiğinde pek çok soruna yol açabileceğini hepiniz duymuş; bu nedenle kullanımını kısıtlı tutarak önlem alma çabasına girmişsinizdir. Ancak, doğal haliyle pembenin en güzel tonunu bünyesinde barındıran himalaya tuzu, tuz kullanımı sırasında aklınızda soru işaretleri ve tereddüt oluşturmaya sebep vermeyecek ölçüde faydalara sahip.

Himalaya Dağları’nda bulunan ve birçok derde deva olan himalaya tuzunun geçmişi çok eskiye dayanır. Tahminlere göre himalaya tuzu, yerkabuğunda yaklaşık 250 milyon sene önce oluştu. Keşfedildiği dönem ise takriben M.Ö 326 yılına tekabül ediyor. Bu tuzun madenciliğinin başlangıcı ise 1200’lü yıllarda başladı. 

Neden Rafine Tuz Yerine Himalaya Tuzu Kullanmalıyız?

Himalaya Tuzunun Oluşumu Nasıldır?

Faydalarını net bir şekilde saptayabilmek için himalaya tuzunun eşsiz oluşumunu da anlamak gerekiyor. Himalaya tuzunun oluşumu gerçekten benzersiz. Çünkü; binlerce yıl boyunca dış etkilerden, olumsuz tabiat koşullarından ve çevre kirliliğinden etkilenmeden ortaya çıkmıştır. 

Bu mucizevi tuz, Himalaya Dağları'nın tuz madenlerinden eksi 25 derece soğukta çıkarılıyor. Rengi pembe olan ve görselliği ile de bizleri cezbeden himalaya tuzu, Himalaya Dağları'nın kristal meyvesi olarak da bilinir. 

Himalaya tuzu, dünyayı çevreleyen kabuğun en kıymetli kristal tuz cevherlerinden biridir. Denizlerin kuruması sonucu diplerde çökmüş olan tuzların lavlarla kaplanması ve uzun seneler boyunca yüksek basınç altında kristalleşmesi sayesinde oluşur. Bu oluşan tuz, çok keskin bir tada sahiptir. İşlenmemiş, doğal ve ham haliyle tüketilebilir. Sıvı içerisinde çözülse bile; genetik yapısı, kimyasal ve moleküler yapısı değişmez. Esasında himalaya tuzunun yapısı kristalize bir haldedir. Şeffaf ve saydam yapıda olan himalaya tuzları en nitelikli olanlarıdır. 

Himalaya Tuzunun İçeriğinde Neler Bulunur?

Şimdi gelelim bu değerli tuzun içeriğine. İçeriğindeki maddelere baktığımızda; yaklaşık 10 farklı mineral bulunur.

  • Yüksek oranda halit, diğer adıyla sodyum klorür (NaCl) mineralini içerir. Halit oranı yüzde 95-98 civarındadır.
  • Evoropit, silvit ve polihalit gibi mineraller de yapısında bulunur. Polihalit; yani potasyum, kalsiyum, magnezyum, kükürt, oksijen ve hidrojen elementlerinden oluşan mineralin içeriği de yüzde 2-4 civarındadır.
  • Bunların dışında yüzde 0,01 oranında florür ve yüzde 0,01 iyot içerir. Bütün bu elementlerin dışında eser miktarda demir, bakır, krom, arsenik, molibden, nikel ve az bulunan toprak elementleri gibi elementler de içerir. Yapısında bulunan ana mineral elementleri ve eser miktardaki elementlerin toplam sayısı 84’tür. 

Sofrada Himalaya Tuzunu Tercih Etmemizi Sağlayacak Yararları

Himalaya tuzu madeni, bütün dünyadaki en saf maddelerden biri olarak kabul edilmektedir.

Pembe himalaya tuzu; Avrupa, Amerika ve Asya’da bulunan birçok ülkede başarılı bir şekilde satılan bir üründür. Bunun en önemli sebebi ise, diğer tuzlara ve rafine tuza nazaran besin değerinin daha yüksek olmasıdır. Pembe himalaya tuzu bedenimize çok ilginç faydalar sağlar.

Esasında bu ilginç ve zengin içeriği nedeniyle, terapi ve kozmetik uygulamalarında da kullanım alanı bulmaktadır. Böylece bu madde, vücudunuzu rahatlatır ve cildinize canlılık kazandırır. Fakat hala birçok insan, bu şifalı tuzun faydalarından habersizdir. Gelin sizinle birlikte bu cevherin faydalarına göz atalım:

Kas Ağrılarını Azaltır

Himalaya tuzu, kronik olan ve hayatı çekilmez hale getiren kas ağrılarından kurtulma konusunda son derece etkilidir. Bu tuz, kas sağlığının mühim bir yönü olan sıvı ve elektrolit dengesini sağlar. Elektrolitler, kas kramplarını ve diğer hücrelere doğru sinir uyarılarını sağlamak için, elektriksel uyarıların iletilmesine yardımcı olur.

Ayrıca, içerisinde bulunan magnezyumun fazlaca olması sayesinde, kalsiyum alımını uyararak kas sağlığını destekler. Kalsiyum ve magnezyum, güçlü bir kas yapısına sahip olmak için elzem maddelerdir. Birini diğerine tercih edemeyiz; çünkü güçlü kaslar için her ikisi de aynı derecede öneme sahiptir.

Bütün bunlara ek olarak, düzgün bir kas işlevi için kritik derecede önemli olan potasyum maddesini de içerir. Kas ağrısını veyahut oluşan krampları tedavi etmek için, yatıştırıcı bir pembe tuz banyosu içinde 15 dakika bekleyin. Bu banyoyu hazırlamak için 1 su bardağı pembe tuzu ılık banyo suyunda çözün.

Neden Rafine Tuz Yerine Himalaya Tuzu Kullanmalıyız?

Günlük Enerji Seviyenizi Artırır

İçeriğinde barındırdığı antioksidanlar ve elektrolitler sayesinde bu tuz maddesi, bedensel ve mental enerji seviyenizi organik bir biçimde artıran önemli bir destekçidir. Suda seyreltilmiş haldeyken veya taze sıkılmış meyve suları ve smoothie’lerin içerisindeyken, hücrelerin oksijen almasına katkıda bulunur, kaslarınızı güçlendirir ve en iyi vücut performansını sağlaması için beyninizi harekete geçirir.

Migren Ağrıları ile Mücadeleyi Kolaylaştırır

Himalaya tuzunun bünyesinde bulunan mineraller, migren sorununun tedavisinde size yardımcı olur. Bazen, kısa bir süre içerisinde dahi ağrı probleminizi çözebilir. Vücut tarafından iyice emildiği zaman, ağrıyı azaltan ve hayattan zevk almayı artıran bir hormon olan serotonin salgılanmasını teşvik eder. Antienflamatuvar etkisinin yanı sıra, bu faydası ile kafanızda bulunan kasların gerginliğini yatıştırır ve baş ağrılarınızı azaltır.

Bedenin Sıvı Dengesini Korumaya Yardımcı Olur

Pembe himalaya tuzu, vücudun hidrasyon yapısını organize eden bazı elektrolitler içerir. Beden hücrelerinin etkili bir biçimde çalışması için hidrasyon şarttır. Bu tuzda bulunan başlıca elektrolitler sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve klorürdür. Tüm bu elektrolitler, suya göre daha çabuk bir şekilde emilir. Daha anlaşılır söylemek gerekirse, bu durum daha hızlı bir hidrasyon sağlanması anlamına gelir. Günlük beslenme düzeninizin bir parçası olarak himalaya tuzu çözeltisi içerseniz, bedeninizdeki sıvı dengesi daha kolay oluşur.


Yorum Yap

Lütfen, yorumların yayınlanmadan önce onaylanması gerektiğini unutmayın.