Whatsapp danışma hattımız için tıklayın

Rozalı ciltlerde maske kullanımı nasıl olmalı?

ROZA HASTALIĞI NEDİR? 

Roza veya rozasea hastalığı olarak bilinen gül hastalığı, cildin hemen altında iltihaplı kan damarlarına bağlı yüz kızarıklığı, aşırı hassasiyet ve küçük püstüllere neden olan kronik bir cilt rahatsızlığıdır. Roza hastalığı diğer cilt sorunlarıyla benzerlik gösterdiği için en çok yanlış anlaşılan cilt hastalıklarından biridir. Roza hastalığının tedavisinde bitkisel ilaçların faydası henüz tıbbi olarak ispat edilmemiştir. Ancak bazı bitkisel ilaçların iyileşmede yardımcı olabileceği hakkında birçok vaka raporu mevcuttur. 

Roza Hastalığı

Roza hastalığının diğer cilt hastalıklarıyla karıştırılmasının temel nedenlerinden biri de, bu rahatsızlığın dört farklı çeşidinin bulunmasıdır. 

  • Erythema Telenjiektatik: En sık görülen türüdür. Yüz bölgesinde (yanak, burun, alın ve çene) genellikle kelebek şeklinde görülmektedir. Yüze kızarıklık verir ve çatlamış olan kılcal damarların daha belirgin olarak ortaya çıkmasına neden olur. Kimi durumlarda bu kızarıklıklar mor bir renk halini alır ve kullanılan her ürüne aşırı bir tepki gösterir. Ciltte, batma, yanma ve kuruluğa çok sık rastlanır. Bunun yanı sıra ‘Seboreik’ dermatit (yüz kepeği) hastalığı da baş gösterebilir.
  • Papulopustular Rozasea: Akne türüyle çok sık karıştırılan roza hastalığı türüdür. Ancak papulopustular farklı, bir çeşit akne-rozasea hastalığı türüdür. Kırmızı renkte ve de iltihaplı sivilceler yapabilen, kılcal damar genişlemelerinin yanı sıra ciltte belirgin kırmızılıklara neden olur. 
  • Phymatous: Kadınlardan ziyade daha çok erkeklerde görülen roza hastalığı türüdür. Bu cilt sorunu daha çok burun bölgesinde görülmektedir. Yağlanmanın en çok olduğu bölgelerden biri de burundur. Kızarıklık ve pul pul döküntü şeklinde görülmektedir. 
  • Ocular: Rozanın bu türünde ise, gözlerde kızarıklık, kuruluk, batma hissi ve güneşe karşı hassasiyet oluşur. 

ROZA HASTALIĞINA SEBEP OLAN NEDENLER

  • Rozasea hastalığının oluşmasındaki temel neden tam olarak bilinmese de genetik sebepler, midede bulunmakta olan ‘helikobakter pilori’ bakterisi ve yüzde bulunan ‘demodeks’ akarları olduğuna inanılmaktadır. Akarlar herkesin cildinde bulunur ancak, roza hastalarında bu sayı 15-18 kat fazladır.
  • SIBO yani ‘Small Intestine Bacterial Overgrowth’ olarak bilinen bu hastalık, ince bağırsakta aşırı derecede bakteri çoğalması nedeni ile cilt üzerinde enfeksiyon oluşturmaktadır. Gıda intoleransı yani, tüketilen bir gıdanın içerisinde yer alan herhangi bir maddeye karsı sindirim sisteminin gösterdiği reaksiyon veya alerjik olan durumlarda, bağırsaklar düzgün bir işlev göremediğinden roza oluşumuna sebebiyet verebilir. Yapılan bir araştırma sonucu SIBO tedavisinin sonrasında insanların %82’sinde roza hastalığının belirtilerinde iyileşme görülmüştür.
  • Genetik yatkınlıkta aile katkısının %30-40 oranında olduğu düşünülse de genetik geçiş için net bir kanıt bulunmamaktadır. 
  • Yapılan bir araştırma sonucu roza hastalarında en çok; güneş, stres, sıcak hava, rüzgar, nem, keskin soğuklar, baharatlı yiyecekler, egzersiz, alkol, kozmetik ürünleri ve sıcak içeceklerin etkin olduğu görülmüştür. B vitamini eksikliği, sindirim sistemi problemleri, mide asidi salgısında azalma, çok fazla alkol tüketimi ve depresyon/stres gibi ruh hallerinden kaynaklı olduğu görülmektedir. 
  • Eğer cilt üzerinde meydana gelen kızarıklığın nedeni roza hastalığı ise, stres, sıcaklık, rüzgar, alkol ve baharatlı gıdalar gibi etkenler hastalığı tetikleyici olacak ve daha kötü bir hal almasına neden olacaktır. Aşırı derecede sıcaklığa veya soğuğa maruz kalmak, ağır spor yapmak ya da uzun süre günesin altında kalmak roza hastalığının oluşmasında rol oynayabilir. Ancak bu nedenler cildi hassas olan birini de etkileyebilmektedir. Bu durumu roza hastalığıyla karıştırmamak için cildinizi tanımanız gerekmektedir. Diğer yandan, cilt kızarıklığınızın ne kadar süre devam ettiğini ve nelerin bu kızarıklığı tetiklediğini gözlemlemeniz gerekmektedir.

ROZALI CİLTLERDE MASKE KULLANIMI

Rozalı ciltlerde kan damarları cilt yüzeyine genetik olarak daha yakındır ve kılcal damarlarda genişlemeler söz konusudur. Sıcak hava, stresli bir durum gibi nedenler yüzdeki kan damarlarının genişlemesine neden olmaktadır. Rozalı ciltlerde bu kanlanma çok rahat görülebilmektedir. Bunun oluşmasının bir nedeni de bağışıklık sisteminin çabuk tetiklenmesidir.

Roza Hastalığı

Bir tahriş unsuruna karsı harekete geçildiğinde ilgili bölgeye kan hücum eder bunun sonucu olarak cilt anında kızarır ve bu kızarıklık yangı devam ettiği sürece geçmez. Açık tenli kişilerde cilt kan damarı yüzeyine daha yakın olduğu için pembemsi bir hal alır. Bu tip ciltlerde pigmentler daha az olduğu için kızarıklık daha belirgin olur.

ROZALI CİLDE NASIL BAKIM UYGULANMALIDIR?

  • Roza hastalığına sahip kişiler tahriş edici ve alerjik maddelerden uzak durmalıdır. Parfüm, aromalı yağ çeşitleri, izopropil veya SD alkol, mentol, nane ve turunç özleri, kurutucu kil maskeleri, kan akısını hızlandıran kimyasallardan sakınmak gerekmektedir. 
  • Cildi soyan ya da cildi kuru bırakan ürünlerden uzak durulmalıdır.
  • Güneş ve sıcak havadan kaçınılmalı, rüzgara maruz kalınmamalıdır. Bunlar, ciltteki kan damarlarının genişlemesine neden olacağından yangıya neden olabilir.
  • Cildi serin tutmak gerekmektedir.
  • Her gün düzenli olarak güneş koruyucu ürünler kullanmak gerekmektedir. Bunu yaparken kullanacağınız güneş koruyucunun içerisindeki maddelere dikkat etmelisiniz. Ozonlanmıs yağların cilt üzerinde rahatlatıcı ve korumacı bir etkisi bulunmaktadır. Aynı zamanda çinko oksit hassas ciltlere uygun bir kimyasaldır.
  • Parfüm ve paraben içermeyen, hassas ciltler için üretilmiş ürünler tercih edilmelidir.
  • AHA’lı (Alfa Hidroksit Asit) ürünler kullanmadan önce mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. 

CİLDİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER;

  • Az köpüren temizleme ürünleri kullanılmalıdır. Köpüren temizleme ürünlerinde deterjan yapımında kullanılan kimyasallar vardır. Bunlar sebumu uzaklaştırmak için kullanılmaktadır. Hassas ciltler diğer cilt tiplerine göre daha ince olduğundan sebum miktarı genellikle azdır ve köpürme cildin koruma lipitlerini yok eder. 
  • Temizleme sütlerini tercih edebilir.
  • Parfüm içermeyen, dermokozmetik ürünler kullanılmalıdır.
  • Cildin emilimini arttıran maddeleri kullanmaktan kaçınılmalıdır. Asit içeren peelingler, propilen glikol ve alkol içeren ürünler uzak durulması gereken kimyasallardır. Kullanılan toniklerin rozalı ciltler için üretilmiş ve test edilmiş olduğundan emin olunmalıdır.
  • Keseleme ve mikrodermabrasyon gibi mekanik maske türleri zorunlu olmadıkça uygulanmamalıdır.
  • Lipit destekler içeren, bariyer fonksiyonunu tamir edecek ve güçlenmesini sağlayacak maddeler içeren ürünler kullanılmalıdır. Fosfolipitler, yağ asitleri, peptidler ve kolesterol bu maddeler arasında yer alır.
  • Cilt yüzeyinde yapay ve koruyucu oluşturacak maskeler kullanılabilir. Bu türdeki maskeler cildi dış etkenlere karsı koruyacak ve bariyer fonksiyonunun kendisini doğal olarak yenilemesine yardımcı olacaktır. 
  • Kızarıklık oluşan ve yangı hissi veren rozalı cilde hiçbir zaman mekanik veya kimyasal maske uygulanmamalıdır. 
  • Bitkisel içerikli yağlar veya ozonlandırılmış saf yağlar cilde uygulanabilir. Kullanılan yağın içerisinde parfüm, paraben, SLS, alkol gibi kimyasalların bulunmamasına dikkat edilmelidir.
  • Uygulanacak olan maske öncesinde cilt ılık veya soğuk suyla temizlenmelidir. Sıcak su rozalı ciltlerin yanı sıra bütün cilt tipleri için zararlıdır. 

Yorum Yap

Lütfen, yorumların yayınlanmadan önce onaylanması gerektiğini unutmayın.