Whatsapp danışma hattımız için tıklayın

Çevresel Faktörlerin Cilde Etkileri Nelerdir?

Çevresel faktörlerin cilt sağlığı ve güzelliğini ne kadar etkilediğini biliyor muydunuz? Özellikle teknolojinin ilerlemesi ve metropol yaşama geçiş, havanın gittikçe bozulmasına neden olmuştur. Biz anında fark edemesek de, cilt maruz kaldığı tüm olumsuz koşulların etkisini üzerinde taşır ve zamanla bu olumsuzlukları fark edilecek şekilde dışarıya yansıtır. Cildinizi etkileyen çevresel faktörler aşağıda ele alınmıştır.

Çevresel Faktörlerin Cilde Etkileri Nelerdir?

Cildi Etkileyen Çevresel Faktörler Nelerdir?

Cildimizi olumlu ya da olumsuz etkileyen pek çok çevresel faktör bulunur. Tüm bu çevresel faktörler dikkate alınarak, uygulamanız gereken belli bir cilt bakımı rutini vardır.

Rüzgar ve soğuk hava cilt kuruluğuna yol açabilir.

Cildi etkileyen çevresel faktörlerden biri soğuk hava ve rüzgardır. Soğuk havaya maruz kalan cilt, nemini kaybedebiliyor. Yani kış aylarında ciltteki nem oranı azaldığı için ciltte kuruluk gözlemleme olasılığınız artıyor. 

Ciltteki kuruluğun oluşma sebebi, soğuk havaların etkisi nedeniyle vücudun ısı kaybını önleme amaçlı damarların çapını daraltması ve kan dolaşımımızın azalmasıdır. Kuruluk sonucunda cildinizde kızarıklık gibi renk değişimi, pul pul dökülme, koyulaşma, kaşıntı ve yangı gibi problemlere neden olabilir. Aynı zamanda rüzgar gibi bir çevresel faktör de cildinizin kurumasına yol açabilir.  

Ciltteki kuruluk tahriş oluşumuna sebep olabildiği için, cilt daha yaşlı bir görünüme bürünebiliyor. Üstelik kuru cilt, gereken özen gösterilmediği takdirde egzamayı tetikleyebiliyor.  

UV ışınlarına tehlikeli saatte maruz kalmak cilt problemleri oluşturur.

Güneş, uzun süre ve tehlikeli saatlerde maruz kalındığı takdirde ve güneş kremi gibi kimyasal bileşenler ile etkileşime girdiğinde, deri kanserine yol açabiliyor.

Tehlikeli saatlerde sürekli olarak güneşe maruz kalmak, uzun zaman içinde bazal hücreli ve skuamöz hücreli deri kanserlerine yol açarken; aralıklı ama özellikle yanık oluşturacak derecede yoğun güneş ışınına maruz kalmak, 'ben kanseri' olarak bilinen melanom gelişiminden sorumlu tutuluyor.

Bunun yanı sıra UV ışınlarına maruz kalmak; cildinizde bulunmakta olan elastin ve kolajene zarar vererek sarkmalara ve kırışıklıkların meydana gelmesine neden olmaktadır. Ancak; güneş ışınları bir yandan cildimizin oldukça ihtiyaç duyduğu bir çevresel faktördür. Çünkü cilt, D vitamini ihtiyacının büyük çoğunluğunu güneşten almaktadır. UV ışınlarının zararını artıran bir etken, kullanılan kimyasal kozmetiklerdir. Cilt lekeleri çoğunlukla ısı ile kimyasalın teması sonucu oluşmaktadır. Bu nedenle güneşten dozajında yararlanmalı ve bu esnada kimyasal içeren ürünlerden uzak durulmalıdır. 

Hava kirliliği nedeniyle cilt erken yaşlanabilir.

Çevresel faktörlerin en dikkat edilmesi gereken unsuru hava kirliliğidir. Hava kirliliği, vücuda dahili ve harici olarak zarar verir. Ciğerlere çekilen kirli hava nasıl tüm vücuda zarar veriyorsa, temas halinde cilde de zarar vererek ciltte kuruluğa ve erken yaşlanmaya neden olmaktadır.

Özellikle metropol kentlerde giderek artan araç kullanımı, sanayinin gelişmesi, yakıt tüketiminin artması gibi birçok çevresel faktörlerin etkisiyle soluduğumuz ve bir anlamda da cildimizin soluduğu kirli hava; cildimizin erken yaşlanmasına ve parlaklığını kaybetmesine neden olmaktadır.

Kirli bir hava içerisinde polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH) adı verilen kimyasal bileşenleri içermektedir ki bunlar; ciltte ve vücutta serbest radikaller üretir. Bu serbest radikaller, ciltte bulunan hücrelerin yapısını ve cildin DNA'sını bozar. Kirli hava gibi bir çevresel faktör; birçok hastalığa neden olabileceği gibi, erken yaşlanmaya ve bağışıklık sisteminin düşmesine neden olabilir. Havadaki kirlilik, cilt yaşlanmasının yanı sıra çok daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Havada bulunmakta olan kir; sivilce, mat ve kuru cilt, egzama, cilt alerjileri gibi sorunlara neden olabilen küçük moleküler parçacıklar ihtiva eder.

Hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan kişilerin cildinde şu problemler ortaya çıkmaktadır;

    1. Cildin nem ve elastikiyetinin kaybı,
    2. Cilt oksijen ihtiyacını yeterince karşılayamadığı için, ciltte matlaşma ve sarkma oluşması,
    3. Cilt hücrelerinin yenilenme süresinin uzaması,
    4. Vücutta bulunmakta olan E Vitamini gibi önemli antioksidanların seviyesinin azalması.

Çevresel Faktörlerin Cilde Etkileri Nelerdir?

Havada bulunan duman, cildin nefes almasını önler.

Zararlı dumanlar denildiğinde akla ilk gelen ve en çok maruz kalınan sigara dumanı olur. Sigara dumanından zarar görmek, onu içmeye bağlı değildir. Pasif içicilik de aynı oranda cilde zarar vermektedir.

Tıpkı diğer çevresel faktörler gibi, duman da cildin erken yaşlanmasına, yıpranmasına ve kırışık görünümün artmasına neden olmaktadır. Sigara dumanında bulunan zift, nikotin ve benzeri maddeler derinin gözeneklerini tıkar ve cildin nefes almasını önler. Sonuç olarak cilt, solmuş ve cansız bir görünüme sahip olur. Tıkanan gözeneklerden dolayı da cilt vücuttan sıvı atımını yani terleme işlemini gerektiği şekilde yerine getiremez ve cilt buna bağlı olarak çabuk kurur. Sigaraya sürekli maruz kalan dudak bölgesinde ve çevresinde çökme, kırışıklık ve ince şeritler halinde çizgiler meydana gelir. Sürekli kas kasılmasından dolayı ise, meydana gelen bu kırışıklıklar daha belirgin bir hal alırlar.

Cildi etkileyen çevresel faktör yalnızca sigara dumanı değildir. Egzoz dumanı, endüstriyel buharlar ve fabrika dumanı da cildi olumsuz etkileyen ve nefes almasını engelleyen çevresel faktörlerin başında gelir.

Bina içi ısıtma ve soğutma ciltte tahrişe neden olabilir.

Yaz ve kış mevsimlerinde çok sık kullanılan klimalar, havasız kalan cilt üzerinde olumsuz etkilere neden olur. Sıcak hava, cilt üzerinde nem oranını düşürerek cildin kurumasına sebep olur. Aynı şekilde soğuk hava da cildin tahriş olmasına ve pul pul dökülmelerin meydana gelmesine neden olur.

Çevresel Faktörlerin Etkisini Nasıl Azaltabiliriz?

Hava kirliliği, kış mevsiminde yaşanan soğuk havanın etkisi, sigara dumanı, endüstriyel buharlar ve sıcak hava gibi çevresel faktörlerin cilde etkileri nedeniyle oluşan cilt problemlerini, en etkin ve en faydalı şekilde azaltmalı ve cildimizi korumalıyız. 

Çevresel faktörlerden cildimizi korumak için, günlük cilt bakım rutinine dikkat edilmeli ve yaşam tarzımızda belirli değişiklikler yapılmalıdır. 

Temiz İçerikli Kozmetik Kullanın

Cildi çevresel faktörlerden korumanın en etkin yolu; kimyasallardan arınmış, temiz içerikli kozmetik ürünleri kullanmaya yönelik adımlar atmaktır. Kimyasallar ile güneşin etkileri yahut kirli hava etkileşime girdiğinde, cildimiz normale oranla çok daha çabuk etkilenir. 

Bu nedenle kişisel bakım ürünü seçimi yaparken, her daim içeriğine dikkat etmeli ve bu doğrultuda bir bakım uygulamalıyız. Cildimizi koruyan, bariyer niteliği gören temiz içerikli kozmetik ürünlerini tercih etmeliyiz. 

Örneğin; Ozonlava Volkanik Maske sabahları temiz cilde uygulandığı takdirde, içeriğindeki temiz bileşenler sayesinde cildinizde 12 saatlik bir koruma sağlamaya yardımcı olacaktır. 

Çevresel Faktörlerin Cilde Etkileri Nelerdir?

Temiz Hava Alabileceğiniz Alanlarda Zaman Geçirin

Kendinize vakit ayırabildiğiniz zaman dilimlerinde, çevresel faktörlerin cildinizi çabuk etkileyebileceği şehir ortamından uzaklaşarak; bol oksijenli, yeşilliğin hakim olduğu alanlara gidebilirsiniz. Temiz havanın ve oksijenin bol olduğu ortamlar cildinizin nem dengesini korumasını ve hava almasını sağlar. Hava kirliliğinin yoğun olduğu alanlardan mümkün olduğunca uzak durun.

Uygun, temiz içerikli kozmetik ürünlerinin kullanımı ve yaşam tarzında yapılacak birkaç küçük değişiklik ile çevresel faktörlerin etkilerini minimuma indirgemek mümkün. Tek yapmanız gereken daha bilinçli davranmak ve cildinize iyi bakmak. 


Yorum Yap

Lütfen, yorumların yayınlanmadan önce onaylanması gerektiğini unutmayın.